Kategoriler

Yararlı Siteler

UFOstore

HobbyCholic

UFOcircle

UFO İfşaat Kampanyası

X Dergisi

Dünya UFO Günü

Archive for Kasım, 2012

Kelime anlamı iyi, barışçı ya da akıllı anlamına gelen Hopi Kızılderilileri, güneybatılı Pueblo adındaki gruptan gelmektedirler. Black Mesa’nın güneyindeki Arizona bölgesinin kuzeydoğusunda yaşamaktadırlar. 1050 yılından beri Üçüncü Mesa’da yaşayan Oriabi Puebloları, Kuzey Amerika’nın en eskileridir. Ataları olan Anasaziler, Meksika Azteklileri’yle akrabadırlar ve bugün, onların bundan 5-10 bin yıl önce yaşadıkları yerde yaşıyorlar. Hopi Kızılderililerinin inançlarında, adları Pokanghoya ve Palongauhoya olan ikiz Tanrı sembolü vardır. Efsaneye göre, yeryüzünün kuzey ve güney eksenlerinin koruyucuları olan bu Tanrılara hükmeden yaratıcının yeğeni Sotuknang, onlara halkı kötü hale gelen “ikinci dünyanın” yıkılması için yerlerini terk etmelerini emretmiştir. Böylece kendini denetleyen kimse kalmayınca dünya delice dönmeye  [ Read More ]

İnkalar, Güney Amerika’da binlerce yıl önce yaşamış büyük uygarlıklardan uygarlık, Uygarlık 1530 yılında İspanyolların buraya varmasıyla son bulmuştur. İnanç sistemlerini incelediğimizde, diğer pek çok antik uygarlıkta ve çağdaşları olan toplumlarda görülen inançlarla benzerlikler olduğunu ve İnkaların bu hikayelerin kendilerine özgü anlatımlarına sahip olduklarını görüyoruz. “Yine Venus Gezegeni ve Gökten Gelen Tanrılar” İnka harabelerinde bulunan taş bloklar üzerine işlenmiş takvimler olduğu görülmüştür. Ancak 18.-19. yüzyılda hesaplanabilen bazı astronomik esaslar, 10 binlerce yıl önceye tarihlendirilen bu takvimlerde şaşırtıcı bir doğrulukla uygulanmıştır. İnkaların Venüs takvimi 225 günden, Mars takvimi ise 687 günden oluşur. Bunlar göksel bağlantının şaşırtıcı delillerdir. Zaten İnka inançlarına göre “Tanrı”  [ Read More ]

İnka harabelerinde bulunan taş bloklar üzerine işlenmiş takvimler olduğu görülmüştür. Ancak 18.-19. yüzyılda hesaplanabilen bazı astronomik esaslar, 10 binlerce yıl önceye tarihlendirilen bu takvimlerde şaşırtıcı bir doğrulukla uygulanmıştır. İnkaların Venüs takvimi 225 günden, Mars takvimi ise 687 günden oluşur. Bunlar göksel bağlantının şaşırtıcı delillerdir. Zaten İnka inançlarına göre “Tanrı” geldiği yerden uzayın sırrını, yazıyı, tarım bilgisini, sanat ve mimari anlayışı ve daha nice bilginin kullanılma esaslarını da birlikte getirmiştir. İnka kenti Tiahuanako’nun beyaz tenli, beyaz elbiseli uzun sakallı Yaratıcı Tanrı Virakoşa tarafından bir gecede yaratıldığı söylenir. Virakoşa yanından hiç ayırmadığı İnti Kuşu ile birlikte gezer, insanları eğitir; İnkalar’a buğday ve  [ Read More ]

And dağları insanları şu yıllarda yeni bir çağa girmekte olduğumuzu ve bu çağın Paçakutek’in, yani Işık’ın dönüşü olacağını söylüyorlar. Bu, inanışlarına göre, dördüncü boyuta geçeceğimiz bir zamanın başlangıcıdır, ve böylece daha önce görmediğimiz pek çok şey bize görünür olacaktır. Bunların arasında kayıp şehir Paititi ve Titikaka Gölü’nün altındaki eterik şehir de vardır. Lemurya kıtasının sular altına gömüldüğü zamanlarda Lemurya’nın Büyük Yöneticilerinden Aramu Muru’ya Güneş Tapınağı’nda bulunan Altın Güneş Diski alıp daha güvenli olan Titikaka Gölü’ne getirme görevinin verildiğini anlatan bir efsane vardır. İnkalar zamanında Güneş Diski Cusco kentine getirilip ana Güneş Tapınağı olan Qorikança’ya yerleştirilmiş ve İspanyollar gelene kadar orada  [ Read More ]

Bilimadamları Ne Diyor? Birçok bilimadamı bölgede yoğun araştırmalar yapmıştı. İşte ünlü Rus bilimadamı Alexander Kazantsev’in vardığı sonuçlar: “Güneş Kapısı’nın dikili taşları üzerine kazınmış sembolik resim ve yazılar, çağımız astronomlarına ve bilim adamlarına uzun ve yorucu bilmeceler teşkil edecekler. Çizimleri yapılmış olan resim ve desenler gezegenler arası ulaşım fikrini ima ediyorlar. Güneş Kapısı üzerinde görülen “Kondor Kuşu” ideogramının baş kısmı içine bir uzay gemisi resmi işlenmiştir. Yan figürlerde görülen jaguar başı kuvveti ve yer yüzündeki hayatı ifade eder. Piramit enerjiyi, Akbaba ise gökte yolculuğu anlatır. Bu semboller günümüzde de çevre yerlileri arasında aynı anlamlarla kullanılmaktadır.” viyede ya da bizden daha ileri  [ Read More ]

Eski Mısırlılar, Tanrıların tapınaklarda yaşadığına inanmakta ve tapınakları yaratılışın merkezi olarak görmekteydiler. Tapınakların bu sembolik rolü, gerek konumlarıyla gerekse dizayn ve iç dekorasyonlarıyla ifade edilmiştir. Eski Mısır tapınaklarının duvarları ve tavanları, bazıları diğerlerinden daha ilginç ve dikkate değer pek çok resimle süslenmiştir. Firavun Seth’in mezarında bulunan hiyerogliflerde “Tanrı’nın gemisinde dinlendiği” yazılmaktadır ve bu yazıya bir “Uzay Gemisi” figürü eşlik eder. Abydios Tapınağında bulunan bir duvar panosunda ise (üstteki her iki resimde helikoptere ve uçağa benzeyen şekiller yer almaktadır. Panoda bu şekillerin yanısıra başka uçan cisimler de resmedilmiştir. Kahire’deki bir müzede bulunan eski çağlardan kalma küçük planör modeli ve yine Mısır’da  [ Read More ]

AKHNATON ‘nun Bebekleri Eski Mısır Tarihiyle ilgili tüm kayıtlar bir zamanlar bu yörenin yoğun olarak “ Dünya Dışı Varlıklar “ tarafından ziyaret edilmiş olduğunu göstermektedir… Örneğin Eski Mısırlılar, kendi semalarında ortaya çıkan uzay gemilerini “ Gökyüzünde seyreden güneşin kayıkları “ olarak isimlendirmişlerdir. Konunun ilginç bir başka yanı da , yine eski kayıtlarda açıkça yazıldığına göre ; Büyük Piramidin yapımı sırasında bu “ Güneş Kayıkları”dan bir tanesi yapının içinde bir yere gömülmüştür. AKHNATON Mısır kökenli kaynaklarda dünya-dışı astronotlar sorunu daha belirgin olarak karşımıza çıkmaktadır. Menfis’de firavunu ziyaret eden Tanrı PTAH , uçan bir gemi kullanırdı. Güneş Tanrısı RA için , “Yıldızlarla  [ Read More ]

Batı dünyası uzun zaman boyunca uygarlığın Roma ve Yunan uygarlıklarının hediyesi olduğuna inanmıştır. Daha sonraları Avrupa’ya dönen seyyahlar Mısır’da yarı yarıya kumlara gömülmüş ve Sfenks denilen garip taştan hayvanlar tarafından korunan piramitlerin ve tapınak-şehirlerin varlığını bildirmişlerdir. Eski Mısır yazısının ve lisanının deşifre edilmesi ve bunu izleyen arkeolojik uğraşlar, batılı insana Yunan uygarlığından çok önceleri Mısır’da ileri bir uygarlığın yaşadığını göstermektedir. Eski Mısır konusunda en değerli bilgi kaynağımız uygarlığının günümüze mirası olan dev boyutlu piramitler, tapınaklar, mezarlar, hazineler, mumyalar, anıtlar, heykeller ve yazıtlardır. Eski Mısır kültürüyle ilgili kişilerin verdiği bilgilere bakılırsa, Eski Mısır herhangi bir değişim dönemi geçirmeden, birdenbire, hazırlanıp bırakılmış  [ Read More ]

XVI . Yüzyıl başlarında Orta Meksika’da ileri bir uygarlıkla karşılaşıldı. Aztek’lerin muhteşem bir mimarisi , titiz kayıt tutma yöntemleri ve Avrupalılardan çok daha üstün astronomi takvimleri vardı. Azteklerin sanat eseriyle karşılaşan Albert Düver Ağustos 1520’de şunları yazıyordu : “ şimdiye dek böyle bir şey görmedim “ bu Azteklerin astronomi takvimiydi. Azteklerin kitaplarıyla karşılaşan aydınlar bu kitaplardan biri için “ neredeyse Mısırlıların kitaplarını andırıyor” diyerek hayranlıklarını ifade ettiler. Başkentleri Tenochtitlan’ı dünyanın en güzel kentlerinden biri olarak nitelediler. Bir düzenin egemen olduğu ve iyi örgütlenmiş oldukları belliydi. Azteklilerin gelişimiyle ilgili yorumlarda dünya-dışı varlıkların rol oynadığı yaygın bir şekilde belirtilmektedir. Toltekler ve Aztekler  [ Read More ]

1952 yılında Meksikalı arkeolog Alberto Ruz Meksika’da Chiapas bölgesinde bulunan “Palenque Yazıtları Tapınağı” içinde bir yeraltı mezarı keşfetti. Tapınağın girişindeki 620 yazıtı deşifre eden bilimadamlarına göre burası Kral Pakal’ın mezarı olmalıydı. Sembollere göre Palenque’de doğmuş, 12 yaşında Maya İmparatorluğu’nun başına geçmiş ve 80 yaşında ölene dek 65 sene boyunca görevinin başında olmuştu. Mezarının en ilginç tarafı üzerindeki kapak taşıydı. Lahit, 5 ton ağırlığında, 3.80 m. uzunluğunda, 2,20 m. genişliğinde ve 25 cm. kalınlığındaki bir taşla örtülmüştü ve bu taşın üzerinde de son derece enteresan bir oyma vardı. Palenque Taşı Şeklin ortasında, gövdesinin üst bölümü motosiklet yarışçısı gibi eğilmiş bir insan  [ Read More ]