Kategoriler

Yararlı Siteler

UFOstore

HobbyCholic

UFOcircle

UFO İfşaat Kampanyası

X Dergisi

Dünya UFO Günü

Archive for Kasım, 2012

1974’te Dr.Hugh Harleston Jr., rölyefteki aygıtın çok canlı bir açıklamalı çizimini ve ayrıntılı bir analizini yapmıştır. Özetlenmiş analiz sonuçlarını aşağıda bulabilirsiniz: Resmedilen kişinin öne doğru eğilmiş pozisyonu, bugün bildiğimiz gibi, yüksek hızda yolculuk eden birini temsil eder. Bu hareketten yola çıkarak, heykeli mekanik ve mühendislik görüş açısından analiz edebiliriz. Bunun için de çizimi parçalarına ayırarak her bir parçanın olası hareketini düşünmeliyiz. Bu şekilde 1300 yıldan daha eski olması muhtemel bu taş parçasının,aslında Dünyada hatta belki de Evrende mümkün olmasını düşündüğümüzden çok daha uzun bir süre önce bir uzay yolculuğu olayını ne şekilde kaydetmiş olabileceğini inceleyebiliriz. Uzay Gemisinin Parçaları Oymadaki hareket  [ Read More ]

Mayalar’ın astronomi alanındaki başarıları söz konusu olunca akla gelen ilk örnek ünlü Maya Takvimi’dir. Mayaların astronomi alanındaki başarılarını ve bilgilerini ispatlayan bu ünlü Maya Takvimidir. Bu takvim Dünya ve Venüs’le ilgilidir. Maya rahipleri ince ve kusursuz hesaplara dayanan bu takvim sayesinde Venüs gezegenindeki bir yıllık süreyi ve Dünyamızdaki yıl için vardıkları gün sayısı ise 365,2420 idi. Bu gün kabul edilen gün sayısı 365,2422’dir. Maya astronomlarının bir çalışması da Ay takvimini çıkarmış olmalarıydı. MAYA Gözlemevi: Kendi çağlarında yapmış oldukları gözlemevleri 18.yüzyıldaki Paris gözlemevlerinden daha mükemmeldi. Dünyayı ve Venüs gezegenini ilgilendiren esrarengiz bir takvimdir bu. İnce ve eksiksiz hesaplara dayanan bu takvim  [ Read More ]

Mayalar M.S. 300’lü yıllarda imparatorluklarını kurmuş olan bir Orta Amerika toplumudur. Paleolitik çağ (yontma taş devri) teknolojisine dayanan, tekerleği bile tanımayan Maya Uygarlığı, yaşadıkları bölgeyi anıtmezarlar, görkemli tapınaklar ve gözlemevleriyle süslemiştir. Mayalar, gezegenimizin hiçten bir uygarlık kuran, geçmişi pek çok bilinmeyenle dolu, astronomi üzerine geniş bilgiye sahip gizemli ırklarından biridir. 133 yıl önce, John L. Stephens ve Frederic Catherwood, ilk keşiflerini Honduras’ta Kopan Köyünün yakınlarında, büyük zorluklarla yaptılar. İki yıl sonra yeni bir keşifte bulunarak bunun hakkında bir kitap yayınladılar. Bu kitap dünyada büyük yankılar yaptı, çünkü Amerika’da o güne kadar bilinmeyen bir uygarlık keşfedilmişti. Ve bu keşfin belki de  [ Read More ]

Hindistan’ın ulusal destanı Mahabharata “İinsanlığın Öyküsü” anlamına gelir ve hem çok uzak geçmişte kaybolmuş olan bu uygarlığı anlatmakta hem de çok büyük bir savaştan bahsetmektedir. Destanda anlatılan dev savaş, öncelikle klanlar arası bir çatışma gibi görünse de aslında tüm gezegenin egemenliği yolunda bir kavgadır, ama sonunda öyle bir savaş başlar ki tüm evren yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Savaşta kullanılan silahlar hem dünyasal (ok, balta, kılıç, mızrak gibi) hem de Tanrısaldır (ışınlar, atomik silahlar, uçan araçlar gibi). Mahabharata zeki canlılar arasında bir anlaşmazlığı, bir savaşı ve günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanıldığını anlatır. RAMAYANA Mahabharata’nın bölümlerinden biri olan Ramayana’da,  [ Read More ]

UFO Fenomeninin tarihsel boyutunu araştırırken karşımıza çıkan bir diğer büyük ve gizemli uygarlık da Tibet’tir. Uzakdoğu’da çok eski bir geçmişe sahip olan Tibet, UFO fenomeninin önemli bir parçasıdır. Okültizmin (gizemcilik) doğduğu yer olarak kabul edilen Tibet, UFO fenomeni ve okültizm arasındaki güçlü bağ dolayısıyla UFO bilgisini çağrıştırmaktadır. Eski Tibetliler, başka bir gezegenden kozmik kültür taşıyıcıların ilkel insanın gelişimini hızlandırmak amacıyla dünyamıza geldiğine inanmaktaydılar. Güney Tibet’in ezoterik kitabı Dzyan Kitabı’nda şu satırlara rastlanır: “Dünya dedi ki: parlak yüzün kralı, evim boş, oğullarını bu dünyaya gönder…Ve küreler arası uzayı karanlık bürüdü, iki dünya parlaklaştı…Gözeticiler yanıp sönen bir alev gibi uzaklıkları geçerek işlerine  [ Read More ]

Hemen her büyük medeniyetin eski metinlerinde UFO’lardan bahsedildiğini ortaya çıkmıştır ve her kültür UFO’ları kendine özgü terimlerle tanımlamıştır. Romalılar için onlar “yanan kalkanlar” iken, Yunanlılar için “hayalet arabalar”, eski çağlardaki Hintlilere göre ise “vimana” adını verdikleri gemilerle gökyüzünde dolaşan Tanrılardı. Rama İmparatorluğu olarak tanımlanan antik Hint uygarlığının Kuzey Hindistan ve Pakistan’daki geçmişi en az 15.000 yıllıktır. Bu uygarlık çok büyük bir nüfusa sahipti ve kültür düzeyi yüksekti. Uzun zaman boyunca Hint uygarlığının geçmişinin M.Ö. 500’lere kadar uzandığına ve Büyük İskender’in istilasından 200 yıl önce büyük savaşların yaşandığına inanılmaktaydı. Fakat bölgede yapılan arkeolojik kazılar ve kazılar sonucu kalıntıların altında bulunan antik  [ Read More ]

Sitchin’in çalışmalarında biyokimyasal araştırmalar özel bir yer tutar. Bütün DNA yapımız zaman ayarlı bir kapsül gibidir. Orijinal olarak programlandığımızda temel DNA yapımız bir çift heliks sarmalla sınırlıydı. Şu anki gibi fonksiyon görmemizi sağlayan tetikleme mekanizması yıldızlardan gelen radyasyon tarafından etkilenmiştir. Biz şimdi; merkezi galaksimiz çevresindeki yörüngede galaksinin merkezinden ve diğer yıldız sistemlerinden gelen radyo frekanslarının bize yeni bilgiler ilettiği bir yerdeyiz. Sitchin’e göre bu bilgilerin gönderilmesi 12’nci Gezegen’in sonraki gelişiyle rastlaşıyor. Hükümetin bir ‘Özgürlük Uzay Laboratuvarı ‘ inşa etme çabası Nibiru’nun yerini kesinleştirmeyi amaçlamaktadır. Büyük soru tabii ki, Tanrılar sandığımız bu varlıkların hakkımızda şimdi ne düşüneceğidir. Geçmişte bizlere onların sahip  [ Read More ]

M.Ö 4500 yıl öncesine ait olan bir Sümer tabletinde “Güneş Sistemimiz” açıkça resmedilmiş. Bu astronomi bilgisi binlerce yıl önceden nasıl biliniyordu… Gökten inen Tanrıların uygarlığı olarak anılan Sümerler, dünya dışı varlıklarla temasa geçen en eski uygarlıklardan biridir. Sümerler aynı zamanda bilinen ilk uygarlıktır. Yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen veriler uygarlığın tarihini M.Ö. 240.000’lü yıllara kadar geri götürür. Çivi yazıları da Sümerlerin geçmişinin çok gerilere uzandığını kanıtlar. Bu kültürün binlerce yıldır gömülü olan çamur tabletlerinin deşifre edilmesi, M.Ö.450.000’e kadar uzanan kökler çıkarmaktadır. Sümer mitlerine göre Tanrılar ateşten gemilerle yolculuk ediyorlardı. Bu Tanrılar daha sonra dünyaya inmişler, Sümerler’in ilk ataları ile birleşerek  [ Read More ]

TANRIÇA INANNA (Sağdaki resminde ilginç bir başlık takıyor)

Taşa resmedilmiş bu iki kaya örneği Peru, Toro Muerto’da bulunmuştur ve 12-14 bin yaşındadır. Dikkatle bakıldığında varlıkların başları etrafında bir çeşit hale ye benzer bir şey olduğu görülmektedir. Ayrıca resimde ortada görülen varlığın solunda cisme benzer bir şey var. Acaba ne?