0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kuantum Açıklaması | Aralık 06, 2012, 06:37:55 ÖS
Kuantum Açıklaması

NESTOR

  • Administrator
  • Tam Üye
  • ******
  • 242
    İleti
  • itibar: +95/-39
Kuantum Açıklaması
« : Aralık 06, 2012, 06:37:55 ÖS »


Kuantum Açıklaması
 


Kuantum fiziğini anlamak için, fizik ile metafizik arasındaki bağa göz atmamız yerinde olur.
 
Fizik; Gözle görünen ve elle tutulan madde boyutundaki elemanların atom yapılarındaki değişmeleri ele alır.
 
Metafizik; Etkileriyle hissedilen fakat madde ötesi var,olanları ele alır. Fakat ikisi,de birbirleriyle ilişki içindedir.
 
Evrensel enerji; Fiziki olmadığı halde fiziki alanda kendini gösterir.
 
Atom maddenin parçasıdır, enerji onun içindedir, fakat maddenin parçası değildir. Elektron nüvenin etrafında hareket eden atomun parçacığıdır. Işık ise kitlesi olmayan enerji tezahürüdür. Beden fiziki varlık fakat Ruh
 
şuur ile bedeni kontrol eden enerji titreşimleridir. Işık elektromanyetik dalgalar gibi yayılır ve şekli olmayan enerji türüdür. Kısaca, madde parçacıklarından oluşur ve kitlesi vardır. Titreşimler dalgalardır enerjiyi taşır ve kitlesi yoktur.
 
Fizik açıklamasında elektromanyetik dalgalar olsun, ışık yayılması olsun parçacıkları içine alabilmektedir.Yani içine aldıklarını etkileyebilmektedir. Bazı hallerde elektronlar ışığı yönlendirebilmektedir. Bu enerji etkisine
 
‘Foton’ denir. Kısaca kitlesi olmayan ışık parçacıklarının özeliğini gösterir. Elektronlar ise parçacıkların özelliğini taşımakla birlikte dalgalarında özelliğine sahiptir. Elektronların oluşturduğu dalgaların yansıma karakteri vardır. Bu sebeple meydana getirdikleri elektromanyetik alan değildir. Parça veya dalga kendi başlarına bir şey olmayıp aynı şeyin iki kısmıdır. Böylece foton ve elektron birbirlerini tamamlayan bir bütündür.
 
Yukar,daki açıklamadan anlaşılacağı gibi GERÇEK, fiziki ve fiziki olmayan var,olmadır. Beş duygumuz varlığımızın fiziki yönüdür ve fiziki olmayan tarafı ise ruhsal varlığımızdır. Kuantum bilgisi,de iki yönün bütünsel birleşimidir. Fiziki ve fiziki olmayan şeyler kendi başlarına bir şey ifade etmez ve onlar aynı gerçeğin içindeki mutlak birliğin tamamıdır. Fakat özellikleri gereği ayrıcalıkları vardır. Fiziki olan sınırlı bir alan içine kapalı durumdadır. Fiziki olmayan evrenin içine sınırsız olarak yayılmıştır. Kuantum fiziği açıklaması ile fiziki olmayanda fiziki olanla beraber gerçeği oluşturur.
 
Kainat fiziki görüşün içindedir, fakat fiziki olmayan ruhsal varlık kainatı kapsayan evrensel enerji dalgasında bir hücre gibidir. Buna göre fiziki bilinç, zaman ve mekan içinde, fiziki olmayan mutlak bilinç, zaman ve mekan ötesinde kalmaktadır. Fiziki alanda sinyal taşıyan dalgaların hızı vardır. Fakat fizik ötesi alandaki dalgalarda hız yoktur. Aynı anda gitmesi istenen yerde belirir. Fiziki maddecikler bütüne bağlıdırlar. Dalga ve Ruh evrende birleşiktir. İki tarafta mutlak içindeki gerçeğin kendisidir. Her an ve geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine bağlıdır. İşte kuantum fiziği her şeyin etkilenmesinin sadece geçmiş değil, geleceğinde etkilendiğini açıklar.
 
Bu bilgiye göre zaman ve mekan kendi içinde yer almaktadır. Evrensel enerji gerçeği bilinmesine rağmen fizik ötesi olduğundan, insan şuuru ile ona ulaşamıyor. Çünkü şuur beyinde bedenin bir parçasıdır. Şuuru oluşturan
 
beyin hücrelerinin anlayış kapsamında olanlarına nöron denir. Onlarında bir diğeriyle olan binlerce haberleşme bağlantısı vardır. Her nöron aldığı işareti ötekine işleme koyduğunu bildirir. Nöronların hepsi biyolojik taramayla uyum içinde değişirler. Kısaca, dış olayların iç durumu etkileyerek hafızaya kayıt
 
yapmalarıyla hatırlama işlemi mümkün olur. Beynin bu karmaşık göreviyle şuur meydana gelir. İlgili beyin, hücrelerinin bulunduğu ortamda duygusal algılama yaparlar. Deneyimlerinden öğrenerek kayıt ettikleri farklı derecede olur. Beyin fiziksel olduğundan bedendeki beş duyguyla bağlantılıdır. Şuur nöronların ortak
 
fonksiyonuyla mutlak içinde bedenin parçacıklarıdır. Kişi, şuurunun kapasitesi nispetindeki mantığıyla varlığının analizini yapar. Şuur evrim içinde oluşan kimyasal beynin harika bileşimidir, fakat aktivesinde sınırlıdır.
 
Evren şuurun dışında kalan dışsal görüştür. Yüksek şuur beynin dalga kategorisi içindedir. Yeri ve mekanı olmadığından evren içinde devamlı titreşir. Böyle olmasına rağmen dalgalar fiziki kısımlarla birlikte çalışır. Kişinin bir yüksek şuuru varsa da, aslında evrendeki yüksek şuurla bir zihindir. Bütün evreni kaplayan O tek zihin bütün zihinleri birleştirir. İşte o gerçek içinde her ruh bir bütündür. Bilinç üstünde ona bir ifadeyle “YARATAN” denir. Aynı zamanda evreni kaplayan dalga titreşimleri olarak varlığı bilinmektedir. Geçmiş hal ve gelecek ile bağlantısı vardır. Yüksek şuur her şeyi bilen alimsel zekanın bir ürünüdür. Mademki gelecekle,de bağlantısı vardır, o halde gelecek O ilahi zeka tarafından bilinmektedir. Buna göre yüksek şuurla uyumlanıldığında, gelecekte olacakları bilmek gayet tabiidir. Fiziki aracımız olan bedeni ona göre hazırlamanın yolları vardır.
 
Fiziki varlığımız evrenin içinde, fakat evrensel enerji kendi içimizdedir. Fiziki olmayan bu enerji merkezlerine ‘Çakra’ adı verilir. Bu merkezlerin uyandırılması, yani titreştirilmesi gereklidir. Konsantrasyon ve nefes alma metotlarıyla oluşturulan enerji, tepe çakrasından yüksek şuurla teması sağlar. Yüksek şuur evrensel olduğundan yüksek zekanın sonsuz enerjisiyle devamlı temastadır. Çakralar, fizik ötesinden gelen evrensel enerjiyi fiziksel güce çevirirler. Evrensel enerji evrenin neresinde olursa olsun kullanılmaya hazır bulunur.
 
Evrensel enerjinin çakralar aracılığıyla bedende nasıl fiziki güce dönüştüğüne bir göz atalım. Bedenin uygun yerlerine yerleşmiş salgı bezleri bulunur. Yüksek şuur ile uyumlanıpta evrensel enerjiyle temas kurulduğunda çakralar kendi frekanslarında titreşirler. Kendileriyle bağlantılı salgı bezlerinde üretilen salgıyı sinir sistemi yoluyla hormonlara dağıtır. Şuurun yüksek şuurla uyumlanmasının tek yolu meditasyondur. İnsan şuuru fiziksel beynin bir ürünüdür. Beynin sihhatli olması onu geliştiren doğru gıdalarla mümkündür. Beyinde oluşturulan harika kararlardan yalnız fiziki yaşamı değil, astral alemdeki ruhunun mertebesinide belirler. Şahsın şuuru kendisine ait olduğundan belirli sınır içinde işlemini görür. Fakat yüksek şuuru, beynin dalga katagorisi içinde evrenin her yerindedir. Bu prensip kanununa göre beyinlerde meydana gelen dalgalar aynı bütünün içinde yer alır.
 
Buradan görülüyor ki, yüksek şuur fizik ötesi aslımız olan ruhumuzun titreşimleridir. İster bedenli, ister bedensiz olan ruhlar evreni sınırsız kaplayan evrensel enerjiyle daimi temastadır. Mutlak içinde zaman ve mekan ötesi bu alemdeki ilahi planın bilinmesi bir mucize sayılmaz. Geleceklede temasta olan yüksek şuurun kapıları açıldığında kişiye bilgiler sunulur. Yüksek şuuruyla uyumlu olanlar evrensel enerjiyi şuurunda düşündüğü canlılar üzerinde titreştirebilirler. Nerede olurlarsa olsunlar kuantum teorisine göre fiziki olanı fiziki olmayan enerjiyle etkileyebilirler. Şifa göndermenin temel gerçeği bundan ibarettir. (Düşünce gücüyle maddeyi etkilemekte yine aynı prensibe dayanır).
 
En önemli olan; bir şeyi tasarlarken içinizde sevgi titreşimlerinin daimi ve saf olmasının sağlanılmasıdır. Bu, ilahi zekanın yaratma prensibinde vardır. Kainat kurulduğundan itibaren değişiklikler ve gelişmeler yüksek zeka tarafından yapılan planın tatbikatından başka bir şey değildir. Fiziki bilgi açısından bakıldığında şuurumuz olayların analizini sınırlı mantık içinde yapmaktadır. Asıl gerçek, şuur ötesi boyutunda mantık dışında kalır. Şuur üstü olayların sebebinin yalnız ilahi zekanın planı gereğince yapıldığını bilir ve tabii karşılar.
 
Şuurda üzüntüye sebep olan yanlış düşünceler salgı bezlerindeki ifrazatı etkiler. Hormonlarda hastalıklara sebep olurlar. Etrafınızdaki ve medyadan işittiğiniz üzüntülü haberlerin etkisi altında kalmayın. Burada olmanın maksadını yüksek şuurunuza uyumlanarak algılayın.Varolmanızın sebebini bilirseniz ilahi görevinizi doğru yaparsınız. Ruhi tekamülünüzün tek yolu budur. Kendinizi ilahi sevginin kucağına bırakın. Eski elbiselerinizi bıraktığınız gibi aslınız olan ruhunuz bir gün bedeninizi terk edecektir.
 
Saygı ve selamlarımla, yolunuz sevgi ve ışıkla olsun.
 
Müçteba Erkman
Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi

peacelight

  • Yeni Üye
  • *
  • 15
    İleti
  • itibar: +0/-2
Ynt: Kuantum Açıklaması
« Yanıtla #1 : Aralık 31, 2012, 03:14:04 ÖS »
HER ŞEYİN İÇİNDE VAR OLAN SINIRSIZ BİR POTANSİYEL, KUANTUM REALİTESİ;

NOBEL Ödülü Sahibi Fizikçiler; Fiziksel Dünya'nın bir 'Enerji Denizi' olduğunu, bunun saniyelerin milyonda biri zaman aralıkları içinde varlıkta bir görünür bir görünmez olduğunu ve bu oluşun sürekli tekrarlandığını kanıtladılar.

 ''HİÇBİR ŞEY SABİT VE KATI DEĞİLDİR.'' Bu, ''Kuantum Fiziği'nin Dünyası'dır''.

 Bu Bilim Adamları; düşüncelerin, sürekli değişen bu Enerji Alanını gördüğümüz objeler halinde birleştirdiğini ve bir arada tuttuğunu ispatladılar. O zaman neden yanıp sönen bir enerji kümesi yerine bir kişi, bir beden görüyoruz?

 Bir film makarasını düşünün. Film yaklaşık 24 karenin bir araya toplanmış halidir. Her kare bir boşluk ile ayrılır. Fakat, bir kareden diğerine geçiş hızı nedeniyle gözlerimiz aldanarak sürekli ve hareketli görüntü izlediğimizi düşünürüz.

 Bir televizyon tüpü basitçe, bir sürü elektronun ekrana belirli bir yönde çarpması ile form ve hareket illüzyonunu oluşturur. Televizyonu ele alalım. Televizyonda objeler her durumda olabilirler. Beş adet Fiziksel Duyumuz vardır; görme, duyma, dokunma, koklama ve tatma. Her bir duyumuzun özel bir tayfı (spectrum) vardır. Örneğin bir köpek duyduğunuzdan daha farklı bir aralıktaki sesleri duyar, bir yılan gördüğünüzden farklı bir ışık tayfını görür.

 Başka bir deyişle, duyularınız enerji denizinden sınırlı bir kısmını algılar ve bundan bir imaj oluşturur. Bu ne tamdır, ne de kesindir. Sadece bir yorumdur. Bütün yorumlarımız sadece gerçekliğin bizdeki iç haritasına dayalıdır, mutlak doğru değildir. Haritalarımız, kişisel hayatlarımızın ortak deneyimlerinden oluşmaktadır.
 Düşüncelerimiz, bu görünmez enerji ile bağlantılıdır ve enerji formlarını belirler. Düşünceleriniz evreni parçacık temelinde değiştirerek fiziksel hayatınızı oluşturur.

 Etrafınıza bir bakın; Fiziksel Dünya'da gördüğümüz her şey önce bir fikir olarak başlar. Fikir, paylaşılana ve ifade edilene kadar gelişir, 'Fiziksel Obje' haline gelene kadar birkaç aşamadan geçer. En çok neyi düşünüyorsanız ona dönüşürsünüz.
 En çok neye inanıyor ve hayal ediyorsanız hayatınız o olur. Dünya tam olarak aynanızdır. Size, gerçeğiniz olarak tutunduğunuz Fiziksel Düzlemde, deneyim kazanmanıza olanak verir, ta ki siz onu değiştirene kadar.

 Kuantum Fiziği bize gösteriyor ki; Dünya göründüğü gibi katı ve sabit değil. Dünya, bireysel ve ortak düşüncelerimiz kullanılarak oluşturulan çok değişken bir yer. Doğru diye düşündüğümüz şey, bir illüzyon, neredeyse bir sihirbaz numarasıdır.
İyi ki illüzyonu ortaya çıkarmaya ve daha da önemlisi değiştirmeye başladık.

 Bedeniniz nelerden yapılmıştır? İnsan Bedeni dokuz adet Sistemden oluşur. Bunlar; Dolaşım, Sindirim, Endokrin, Kas, Sinir, Üreme, Solunum, İskelet ve Üriner Sistemleridir.

 Bunlar nelerden yapılmıştır? Dokular ve organlar.

 Dokular ve organlar nelerden yapılmıştır? Hücreler.

 Hücreler nelerden yapılmıştır? Moleküller.

 Moleküller nelerden yapılmıştır? Atomlar.

 Atomlar nelerden yapılmıştır? Atom altı parçacıklar.

 Atom altı parçacıklar nelerden yapılmıştır? ''ENERJİ''

Siz ve ben, en güzel ve en akıllı şekilde yapılandırılmış saf enerji-ışığız. Enerji yüzeyin altında sürekli değişiyor ve siz güçlü zihniniz ile onu kontrol ediyorsunuz.
 Siz tek büyük bir yıldız ve güçlü İnsanoğlusunuz.

 Kendinizi güçlü bir elektron mikroskop altında görebilseniz ve kendi üzerinizde deneyler yapabilseydiniz, elektron, nötron, proton ve bunun gibi biçimlerde şekillenmiş, sürekli değişen bir Enerji Kümesinden oluştuğunuzu görürdünüz.
 Çevremizdeki her şey de böyledir. Kuantum Fiziği'nin bize söylediği şey; bir objeyi gözlemleme eylemi, onun nerede ve nasıl gözlemlediğimizi doğurur. Bir obje gözlemciden ayrı olarak var olamaz! Gördüğünüz gibi gözleminiz, bir şeye olan dikkatiniz ve ilginiz gerçekten o şeyi oluşturur. Bu bilimseldir ve ispatlanmıştır.

 Dünyanız; Ruh, Zihin ve Beden'den yapılmıştır. Bu üç şeyden her birinin yani Ruh, Zihin ve Beden'in kendine özel benzersiz fonksiyonları vardır ve diğeri ile paylaşılmaz.

-Gözlerinizle gördüğünüz ve bedeninizle deneyimlediğiniz Fiziksel Dünya'ya "VÜCUT" diyoruz.
-Vücut bir sebep tarafından oluşturulan bir etkidir. Bu sebep "DÜŞÜNCE"dir.

 Vücut yaratamaz. O sadece deneyimler ve deneyimlenir. Bu onun benzersiz fonksiyonudur. Düşünce deneyimleyemez, o sadece hazırlar, oluşturur ve yorumlar. Düşüncenin kendini deneyimleyebilmesi için göreceli bir Dünya'ya (Fiziksel Dünya, Vücut) ihtiyacı vardır.

 RUH; Düşünce ve Vücut'a HAYAT VEREN'dir.

 Vücudun yaratmak için gücü yoktur, buna rağmen güç ve benzerlerinin illüzyonlarını verir. Bu illüzyon bir çok hayal kırıklığının sebebidir. Vücut sadece bir etkidir ve yaratma gücü yoktur.

 Bütün bu bilgilerin anahtarı; Evreni şu an gördüğünüzden farklı olarak görmeyi öğrenmeniz ve böylece samimiyetle arzuladığınız her şeyi açıkça beyan edebilmenizdir.

Çeviri : Hakan ÇAKMAK

http://www.wakingtimes.com/2012/11/21/quantum-reality-limitless-potential-everything/