0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Zaman Süreksizdir | Aralık 06, 2012, 07:15:44 ÖS
Zaman Süreksizdir

NESTOR

  • Administrator
  • Tam Üye
  • ******
  • 242
    İleti
  • itibar: +95/-39
Zaman Süreksizdir
« : Aralık 06, 2012, 07:15:44 ÖS »


ZAMAN SÜREKSİZDİR
 


M.Ö. 490-430 yılları arasında yaşamış olan Elea’lı Zenon ilginç çelişkileri gözler önüne sermekle meşhurdu. Bu çelişkilerden biri de hareketin olmadığı iddiasıdır. Zenon şöyle bir mantık yürütmüştür:
 
Hareket halinde A dan B’ye doğru giden bir ok düşünün. Ok herhangi bir anda A ile B arasında bir noktada bulunmaktadır. Bu noktada ok sabit durduğuna göre hareket etmiyordur. Fakat hareketsiz olarak görüldüğü bu nokta A ile B arasındaki herhangi bir nokta olabilir. Şu halde ok tüm yol boyunca hareketsiz durmaktadır. Buradan da hareketin olmadığı sonucuna varılabilir.
 
Şimdi, bu şekilde bir mantık yürütme bize saçma ve hatalı görülebilir. Zira okun A dan B’ye hareket ettiğini biliyoruz. Ancak ok bu hareketini sürekli bir şekilde mi gerçekleştiriyor, yoksa süreksiz bir şekilde mi? Klasik bilimsel görüş sürekliliği savunur ve okun sürekli bir şekilde A noktasından B noktasına ulaştığını iddia eder. Bu iddianın dayandığı varsayım ise uzay ve zamanın sürekli olduğudur. Acaba gerçekten uzay ve zaman sürekli midir?
 
Sürekliliği tanımlarken aradaki farkın limitte sıfıra gittiğini kabul ederiz. Yani bir çizgi üzerindeki iki nokta sonsuz derecede yakın olmaları gerekir. Sonsuz yakınlık ise sıfır değişim demek olduğundan, “limit halde hareket yoktur” da pekala denebilir. Bu sonucun bir başka ifadesi, süreklilik bizim yaratmış olduğumuz bir varsayımdır. Zira klasik Newton fiziğinde uzay sonsuza uzanan bir arka plan olarak varsayılmakta ve nesneler bu arka plan içinde belli noktalarda yer kaplayıp hareket eden varlıklar olarak belirtilmektedirler. Zaman da hakeza nesnelerden bağımsız ölçülebilen bir büyüklük olmaktadır. Einstein’ın görelilik kuramında da zaman ve mekan sürekli ve ölçülebilen değişkenlerdir.
 
Oysa ki Kuantum kuramında durum tamamen farklıdır. Zaman ölçülebilen bir değişken değildir. Olaylara bir film seyreder gibi sürekli bakmaz, o filmin kare fotoğraflarına ayrı ayrı bakar. Her olay bir an içinde yakalanmış bir fotoğraftır. İki an arasında da sürekli bir ilişki olması gerekmez. Dolayısıyla bu kurama göre zaman tek yönlü geçmişten geleceğe doğru akması gerekmez. Kuantum kuramına göre zaman tersinirdir. Yani bir olayın filmini ters oynatacak olsak dahi bize imkansız bir olay gibi görünmez.
 
Örneğin, gündelik hayatta bir yumurta yere düşüp kırıldığında parçaları etrafa yayılıp kalır. Bu olayın filmini çekip tersten oynattığımızda yerdeki parçaların bir araya geldiklerini ve bir yumurta oluşturup yukarı doğru yükseldiklerini görürüz. Bu duruma gündelik hayatta rastlanmayışının nedeni zamanın tek yönlü akışıdır. Bu bakımdan bizim boyutumuzda zaman tersinir değildir sonucuna varıyoruz.
 
Ancak yaşam olayını incelediğimizde film adeta tersinden seyredilmektedir. Hücrenin içindeki çekirdekte bulunan ufacık DNA ve RNA moleküllerinden yeni hücreler oluştuğunu ve gittikçe bu hücrelerin bir araya gelmesiyle önce dokuların sonra da canlı varlığın ortaya çıktığını görüyoruz. Bu olay, yerdeki dağılmış yumurta parçalarının birleşip yeniden bir yumurta oluşturmalarına benziyor. Yani, yaşam oluşması için zaman adeta tersine hareket ediyor.
 
Canlı varlığın oluşması için zamanın tersine akması ne anlama gelir? Öncelikle canlı varlığın çevresine göre daha organize, düzenli bir yapı oluşturduğunu görmekteyiz. Bu da Entropinin azalması anlamına gelir. Zira Entropi düzensizliğin ölçüsüdür (Bkz. “Bilgi Yokolmuyor” başlıklı yazı, “X” Dergisi Kasım 2004). Entropinin azalması ile bilginin artması aynı anlamı taşıdığına göre canlı varlıkta bilgi artışı olmaktadır. Entropiyi azaltan ve bilgiyi arttıran varlık bizim ölçemediğimiz ışıktan hızlı hareket eden (Takiyon adını verdiğimiz) parçacıklar oldukları kanısındayım. Zira, ışıktan hızlı hareket eden parçacıklar zamanda da ters yönde (gelecekten geçmişe doğru) hareket ederler.
 
Şu halde ‘şimdiki an’ içinde yaşayan biz insanlar için zaman, hem geçmişten hem de gelecekten etkilenen bir yapıya sahiptir. Sadece tek yönlü akan bir zaman kavramı, bizim için sadece pratik önemi olan bir yaklaşımdan ibarettir. Gerçekte zaman süreksiz anlardan oluşmaktadır. Her an kendi içinde bir bütündür ve bir an ile diğer an arasında sürekli bir ilişkinin bulunması zorunlu değildir. An adını verdiğimiz zaman süresi son derece kısa, adeta sıfıra yakın olmakla birlikte tamamen sıfır da değildir. Bu çok kısa süre Kuantum kuramındaki Planck sabiti ile orantılı olup Planck zamanı olarak tanımlanmıştır. Tüm evren bu Planck süreleri arasında bir var olmakta, bir yok olmaktadır.
 
Bu durumda madde nasıl oluyor da yok olmadan önceki şeklini hatırlıyor? Sorusunun yanıtını “şimdiki anın hem geçmişi hem de geleceği barındırmakta olduğu”.ifadesinde buluyoruz. Zaman ve mekan süreksiz ama birbirlerinden habersiz değiller. Bu haberleşme yerel etkilerle olmuyor. Yani sürekli bir etki-tepki durumu yerine anında ve ışıktan hızlı bir ‘nakille’ haberleşme sağlanıyor. Nakille sözünü tırnak içinde ifade ettim zira buna ‘hareket’ demek istemedim. Sadece bilgi nakli söz konusu. Bu bilgi nakli ile düşünce enerjisi yakından alakalı kavramlar. Bilgi naklini sağlayan düşünce enerjisidir ve düşünce enerjisini harekete geçiren de istektir, denilebilir. Enerji kaybolmayıp korunduğuna göre bilgi de korunuyor.
 
Enerjinin küçük ve sonlu paketler halinde aktarıldığı deneysel olarak kanıtlanmıştır. Bu durumu sağlayan da gene zamanın ve mekanın küçük sonlu süreler/aralıklar halinde artmasıdır. An dediğimiz bu kısa sürede hareket yoktur denilebilir. Böylece Zenon çelişkisi bir çelişki değil, günümüzün modern bilimine ters düşmeyen bir ileri görüşlülük olmaktadır.
 
Eskiden bilginin korunması büyük çapta sözlü destanlarla, masallarla ve kutsal ayinlerle olmaktaydı. Yazılı belgelerin yaygınlaşması ile birlikte bilginin korunması çok daha kolay hale geldi. Ama, bilgi kitaplara taşındı ve insanın kendi öz varlığının bilgisi olmaktan çıktı. Kitabi bilgi sayesinde teknolojik ilerlemede büyük bir sıçrama yaşandı. Günümüzde bilgisayarlar sayesinde bilgi büyük bir hızla hem birikiyor, hem de yayılıyor ama gittikçe de bizden uzaklaşıyor. Bu hızlı yayılmayı dikkatle izlemekte yarar var. İnsanlar artan bilgi karşısında katılımcı değil sadece gözlemci durumuna geçiyorlar. Daha da önemlisi, insanlar bilgiyi içlerine katmadıkları için kendi öz değerlerini ve kültürlerini korumayı da başaramıyorlar. Bir yanda küreselleşmenin getirdiği ortak değerler, diğer yanda aile ve toplumdan kaynaklanan farklı ve özel değerler insanları bir çeşit bölünmüş bir ruhsal yapı içine sürüklüyor. Sonuçta umursamaz, gözlemci ve sığ değerlerle donanmış bir toplum ortaya çıkıyor.
 
Bu durum karşısında takınılması gereken doğru tutum nedir? Mademki düşünce enerjisini harekete geçiren istektir, o zaman isteklerimizin ne olduklarını ve nereye etki ettiklerini bilmekte yarar var sanırım. İstekleri sadece maddi çıkarımız doğrultusunda yönlendirdiğimiz sürece yeni isteklerin ortaya çıkmasına engel olmayız. Bu durum hiç bitmeyen biteviye birbirini besleyen istekler zincirini yaratmaktan öteye gitmez. Bu zinciri kırabilmek öyle sanıldığı kadar da kolay olmuyor. Tutkularımız ve sorumluluklarımız bu istek zincirini sürekli besliyor.
 
İstek zincirini günümüzün yaşantısı içinde tümüyle kırmak mümkün görünmese de istekleri daha geniş bir çerçeveye yaymak pekala mümkün olabilir. Bir diğer ifade ile, isteklerimizi hem kendi yararımıza (hayrımıza) hem de bütünün yararına yönlendirmeye gayret etmeliyiz. Özellikle bilgiye bir gözlemci olarak değil, bir katılımcı olarak yaklaşmak ve onu gündelik hayatımızın bir parçası haline getirmek gerektiği kanısındayım.
 
Unutulmaması gereken şey; her anın bir fotoğraf gibi kendi başına bir değer taşıdığı ve bu fotoğrafta daima kendimizin de bulunduğudur.
Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi

julien_

  • Yeni Üye
  • *
  • 12
    İleti
  • itibar: +0/-0
Ynt: Zaman Süreksizdir
« Yanıtla #1 : Aralık 08, 2012, 11:52:31 ÖÖ »
A dan B ye giden ok, an için duruyor demektir.  Hareketi tamamlayan şey ise anların bütünlüğü bir nevi toplamı veya integralidir. Aradan zamanı çıkartsak dahi hareketin olduğunu formüle edebilirsek haraketi zamandan bağımsız hale getirebiliriz. Bir nevi gelişmiş bir zamansız hız formülü gereksinimini gösteren bir düşünce esasında.

Zaman mefhumunun göreceli olduğunu einstein'dan beri  kabul ediyoruz. Zamanın göreceli hale gelmesi demek esasında  tüm zamana dayalı ölçümlerimizin göreceli hale gelmesi anlamına geliyor.

Hızı belirleyen en önemli faktör zamanın akış hızıdır. Hız her ne kadar şu an için uzunluk/zaman cinsinden veriliyor olsa da bu evrende şu an olduğumuz nokta için geçerli bir kavram olduğuna inanıyorum. Evrenin farklı bir noktasında aynı cismin aynı kuvvetle farklı bir hızda hareket edip etmeyeceği de belki bir gün tartışılacaktır. Hızın bir şekilde zamana bağlı olmayan bir şekilde tanımlanması durumunda hız durağan değil sürekli bir hale gelebilir.

Biraz ütobik gelecek ama ışık hızının dahi evrenin farklı yerlerinde farklı hızlarla gittiği belki bir gün keşfedilecektir.

Zamanın big ban ile birlikte başlayarak dalga şeklinde evrene yayıldığını ve dalganın hızının farklı yerlerde farklı aktığını düşünüyorum. Zaman bigbanden bu yana belki hızlanarak belki de yavaşlayarak akıyor...

Sözün özüne gelecek olursak, belki evrendeki her şey bizden uzaklaşmıyordur, sadece farklı zaman dalgasında yani farklı bir zaman hızında olduklarından biz onları hızlanıyor ve/veya uzaklaşıyor olarak görebiliyor olabiliriz.

Konuyu dağıttığım farkındayım, ama zaman ile ilgili tartışılacak çok şey olduğuna ve zaman ile ilgili bilgilerimizin neredeyse hiç olmadığına inanlardanım.

Zeta

  • Yeni Üye
  • *
  • 1
    İleti
  • itibar: +0/-0
Ynt: Zaman Süreksizdir
« Yanıtla #2 : Aralık 25, 2012, 08:21:05 ÖS »
SÜREKLİLİK NEDİR ?

Önce "Süreklilik Nedir?" sorusunun cevabını verelim. Yüzeysel manası olarak süreklilik; Kesikliliğin, kesintinin olmayışı demektir. Örneğin iki nokta arasında ki yol üzerinde dik olan yokuş veya yamacın bulunmayışıdır. Kavramsal manası; bağımsız değişkeninize bağlı olan bağımlı değişkeninizde ki ani veya aralıktaki düzenli değişimidir. En belirgin örnek olarak Matematiksel verelim; Kompleks sayılarda aldığınız tanımlı her birebir ve örten fonksiyon süreklidir. y=f(x)=x bir reel sayılarda tanımlı ve reel değerleri mevcut bir fonksiyondur. Yatay eksen "x" bağımsız değişkeninde ister alınan her nokta da isterse de alınan her aralıkda bu birebir örten fonksiyon süreklidir. Sürekli olanın limiti alınabilir, çünkü limiti vardır.
ZAMAN SÜREKLİ MİDİR?
Bu şu demektir. Zaman kesiksiz midir?
[Elinizde (Dünya akademik camiasının elinde) bağımlı değişkeni zaman olan birebir ve örten öyle bir matematiksel denklem var mı? Ya da Zaman gerçekte de birebir ve örten bir fonksiyon karakteri taşıyor mu ve bu Dünya Akademik Literatüre ispatlanarak geçti mi? Ya da bunun karşıtı ..... Şu bir gerçektir; (Sürekli de süreksizlik de olsa) Zaman içinde zamanın davranışını dünya akademik çevresi hala ölçümleyebilmiş konuma ulaşamamıştır. Bu ifadelerin gerçeklikleri klavuz istemeyecek ve rehbere gerek kalmayacak kadar ortadadır. Maksat, önemine dikkat çekmektir. ]
"Süreksizlik", İk nokta arasında fonksiyonun bağımlı değerlerinin mevcut olmaması olduğundan; zamanı süreksiz olarak nitelemek, zamanın süreksiz olduğu iki değer arasında zamanın mevcut olmadığını söylemektir. Zaman; başlangıcı ve sonu arasında sınırlı, ölçülebilen ve sürekli bir değerdir. Birebir örten bir fonksiyon mudur? Zamanın bazı topolojik yüzeylerinde, fonksiyon olmasına rağmen birebir örtenliği sağlamaz.

ZAMANDA HAREKET ETMENİN TEK YOLU (ZAMAN) AKIŞIN(IN) LOKAL YÖNLENDİRİLMESİNDEN GEÇER
Samimiyet ve ciddiyet hedefe en hızlı ulaştırıcıdır.
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2012, 12:39:38 ÖS Gönderen: Zeta »

PeriyodikPergel_Cins

  • Yeni Üye
  • *
  • 15
    İleti
  • itibar: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Zaman Süreksizdir
« Yanıtla #3 : Ocak 15, 2013, 10:26:54 ÖS »
Aşırı sınırlamadan(zaman-mekan) veya sonsuzluk -var oluştaki- kavramını (zaman-mekan) ile genişletmeye çalışmaktan vazgeçmedikçe insan 'iz düşüm' kavramını 'Evrenin iz düşümü nedir?' e getiremeyecektir.

Enerji türleri sınırsız niteliktedir ve bu enerji 'canlı' olandır. 'Süre' , 'Süreklilik' 'Belirlenen zaman' kavramlarının bu nedenle temeli yanlıştır. İnsanların en çok hatalı oldukları yer başlangıç noktalarıdır. Temeli yanlış mantıkla kurulan doğrular görecelidir. Göreceli doğrular 'Gerçek' ten bir yanılsamadır. Son okuduğum bilim dergisi eklerinde Japon Nakura Im Aksi başkanlığında sürdürülen Bio-Nano çalışmalarında 'Algının yarattığı zaman' bilgisi değişti. Bunun yerine  kontrol odaklı zaman kavramı geliştirildi. Söylenilmek istenen zamanın değil ,bilincin zaman üretmesidir. Verilen bilgi temeli üzerine algılanan zaman ,bilinç ürünü değildir sonucuna varılmıştır.

'Üretilen zaman yoktur ,öğretilen zaman vardır' da denilebilir kabaca. Matematik uzayın her yerinde aynı şekilde işlerken zaman algısının değişmesini beklemek doğru yanılsamasıdır; çünkü bu matematiği sonsuzlaştırmak değil ,sınırlamaktır. (Bir başka örneklendirme ise 'kesikli daire' dir.)
Bugün merdivenlerden çıkarken orada olmayan adamla karşılaştım ve o bugün de orada değildi. Keşke dedim keşke gitse...

DireStraits

  • Yeni Üye
  • *
  • 2
    İleti
  • itibar: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Zaman Süreksizdir
« Yanıtla #4 : Mart 30, 2013, 08:08:52 ÖÖ »
https://www.youtube.com/watch?v=RBriEDvtr0E


Peki ya cennete zaman nasıl geçecek diyenlere buyrun :)

mett34

  • Yeni Üye
  • *
  • 26
    İleti
  • itibar: +0/-0
Ynt: Zaman Süreksizdir
« Yanıtla #5 : Mayıs 30, 2013, 07:40:46 ÖS »
harika paylasim..tesekkürler..ayrica Dünyada 220 milyon kişinin Türkce konusup anlayabildigini düsünürsek,bu yaziyi okuyupta anlayabilen 2 milyon kisi olursa ne ala :)